Synonyms Advanced (İleri Düzey, Eş Anlamlı Kelimeler)

Synonyms Advanced (İleri Düzey, Eş Anlamlı Kelimeler)

0 102

Synonyms Advanced (İleri Düzey, Eş Anlamlı Kelimeler)

Her dilde olduğu gibi İngilizcede de aynı anlam içeren kelimeler bulunmaktadır biliyorsunuz. İngilizce kelimeleri öğrenirken eş anlamlıları ile birlikte öğrenmek en doğru ezber şeklidir. Özellikle İngilizce dil sınavlarında çok çıkmış İngilizce eş anlamlı kelimeler ve Türkçe anlamlarını sizler için derledik ve yazdım. İngilizceyi kullanırken hatırlayamadığınız bir kelimenin eş anlamlısını hatırlayıp kullanmak işinizi çok daha kolaylaştıracaktır.

Sizler için İngilizce eş anlamlı kelimeler sözlüğü hazırladım. En önemli eş anlamlı kelimeler, Türkçe ve İngilizceleri bunun yanı sıra okunuşlarını da daha rahat öğrenebilesiniz diye sizler için yazmış bulundum. Buyrun listeye bakalım, hadi kolay gelsin.

Synonyms Advanced (İleri Düzey, Eş Anlamlı Kelimeler)
Synonyms Advanced Dictionary

  • About:approximately(abant,eproksimitli)=
    Yaklaşık olarak
  • Abstract:summary(ebstırakt,summari)=
    Özet
  • to accomplish:to achieve( to ekkompiliş,to eçhiiv)= Başarmak
  • to accumulate:to build up(to ekkumuleyt,to buyild ap)= Toplamak,Biriktirmek
  • to administer:to manage(to edministır,to meneyc)=Yönetmek
  • to admit:to confess(to eşit,to konfess)=
    Itiraf etmek
  • almost:nearly(kalmış,neaırly)= hemen hemen neredeyse.
  • animated:lively(enimeytıd,layvli)= Canlı,Neşeli
  • to annoy:to irritate: to bother(to ennoy,to irriteyt)= kızdırmak,rahatsızlıkvermek
  • to answer:to reply(to ensvır,to repılay)=
    Cevap vermek
  • anyway:besides(enivey,bisayds)=
    ayrıca,bunun yanında
  • apparent:obvious(epperınt,obviyus)=
    açık,bariz,belli
  • to appear:to seem (to eppiyır,to siiim)=
    görünmek,gibi görünmek
  • applicable:relevant( eplikeybıl, relevınt)=
    uygulanabilir,uygun
  • appreciable:considerable=
    (eprışeybıl, considıreybıl)= değer biçilebilir,kaydadeğer
  • ardour:passion(ardıır,pesiyon)=şehvet,tutku
  • arise:occur(erays, ökkur)=meydana gelmek
  • aromatic:fragrant(eromatik,fıregnınt)=
    kokulu,hoş
  • to arrive:to reach(to errayv,to riiiçh)
    =ulaşmak,varmak
  • artful:crafty(artful, kırafti)
    =kurnaz
  • association:organization=
    (assoişeytın,organizeyşın)=iş birliği,organizasyon
  • to assure:to guarantee(to esşuur,to kuarantinee)=garanti etmek
  • attractive:appealing(etraktiiv, eppeling)
    =etkileyici,çekici
  • away:absent(evey,ebsınt)
    =yok,olmayan
  • awful:terrible(avful teribıl)
    =çok kötü,korkunç
  • Backbone:spine(bekbon,sıpin)
    =belkemiği,omurga
  • Backside:behind(beksayd, bihaynd)
    =arka, arkadaki
  • poor: naughty(puur, naughtiy)
    =zavallı,fakir
  • ballot:poll(balıt, poul)
    =oy vermek
  • to beat:to defeat(to beit,to defit)
    =yenilmek,yenmek,yenilgi
  • becoming:fitting(bikaming, fitting)
    =uygun,cazip
  • to begin:to start(to begin,to sıtart)
    =başlamak
  • to behave:to act(to biheyv,to ekt)
    =davranmak
  • believable:plausible(beliyvibıl,plausiybıl)
    =inanılır,makul
  • belly:stomach(belliy,sıtomek)
    =karın,göbek,mide
  • bid:tender(bir,tendır)=teklif etmek,ihale
  • bizarre:weird(bizar, veyird)=tuhaf
  • blameless:innocent(bıleymlıss,innosent)
    =suçsuz,masum
  • bloodbath:massacre(bıloudbeth,massekır)
    =katliam
  • bloodless:cold(bılodlıs,kold)
    =soğuk,kansız
  • brave:courageous(bıreyv,kouregous)
    =cesur
  • business:commerce: trade=
    (bisinıss,kommers, tıreyd)=ticaret,iş
  • clever:intelligent(kılevır,intelicınt)=dahi,zeki
  • to close:to shut(to kılous,to şath)=kapatmak
  • to collapse:to break down(to kollaps,to bıreik davn)=çökmek bozulmak
  • to collect:to gather(to kollekt,to gedır)
    =toplamak,bir araya getirmek
  • comfort:consolation(komfort,konsoleyşın)
    =teselli, rahatlık
  • to condemn:to sentence(to kondemn, to sentens)=hüküm vermek,kınamak
  • confederate:accomplice=
    (konfedereyt,ekkompilis)=suç ortağı
  • to confine:to restrict(to konfin,to restirikt)
    =sınırlamak,kısıtlamak
  • conflict:clash(konfilikt,kılaşh)
    =anlaşamamak,çarpışmak
  • to conform:to comply(to konform,to kompılay)=boyun eğmek,uyumlu olmak
  • to confuse:to mix up
    =(to konfiyus,to miks ap)=kafası karışmak
  • to connect:to associate(to konnekt,to assoşieyt)=bağlamak,birleşmek
  • considerate:thoughtful=
    (konsidereyt,toutful)=düşünceli
  • constancy:fidelity=konstansi, faydaliti)
    =vefa,sadakat
  • constant:fixed(konstant, fiksıd)
    =sabit,durağan
  • constitution:structure
    =(konsitution,sıtrakçır)=yapı,bünye
  • construction:interpretation=
    (konstırakşın,interpreteyşın)=yorum,anlam
  • to consult:to refer to=
    (to konsuyult,to riför to)=danışmak
  • contemporary:modern=
    (kontempırori,modern)=çağdaş
  • continuous:continual=
    (kontiniyus,kontinual)=durmadan,devamlı
  • contrary:opposite=
    (kontırariy,opposit)=aksine,aksi
  • convention:conference=
    (konvenşın, konferens)=kongre,konferans
  • to convey:to communicate=
    (to konvey, to komminukeyt)
    =iletmek,nakletmek,iletişim kurmak
  • to cope to:manage=
    (to kop to,to meneyc)=başarmak, yönetmek
  • correct:right(korrekt,rayt)
    =doğru
  • couch:sofa(kouçh, sofa)
    =kanepe,sedir
  • crook:criminal(krook,kriminıl)
    =sabıkalı,suçlu
  • cube:dice(küub,days)
    =küp küp kesmek,zar
  • curative:healing=
    (küurativ,hiling)=şifa,şifalı
  • dash:sprint=
    (daşh,sıprint)=hızla koşmak,depar atmak
  • deceptive:misleading=
    (diseptiv,misleyding)=aldatıcı,hilekar
  • decontrol:deregulate=
    (dekontırol,dereguleyt)=kısıtlamaları kaldırmak,kontrol etmemek
  • dedicated:committed=
    (dedikeytıd,committıd)=atanmış,tahsil edilmiş
  • to deduce:to infer=
    (ro deduys,to infer)=sonuca varmak,anlam çıkarmak
  • defective:faulty=
    (defektiv,faulti)=kusurlu
  • deliberate:planned=
    (delibereyt,pılanned)=kasten,planlı
  • deliberately:intentionally=
    (delibereytli,intentionalliy)=kasten yapılan
  • delicate:fragile=
    (delikeyt, fıregıl)=kırılgan,hassas
  • to desert:to abandon=
    (to dizört, to ebandın)=terk etmek
  • deserted:abandoned=
    (dizörtıd,ebandınıd)=terkedilmiş,kimsesiz
  • to disappear:to vanish=
    (to diseppiyır,to veniş)=gözden kaybolmak
  • disaster:catastrophe=
    (disestır,katastırop)=yıkım
  • to disclaim:to deny=
    (to disclayim, to deniy)=inkar etmek
  • to disclose:to reveal=
    (to diskılos,to reviyıl)=açığa vurmak,ortaya çıkmak
  • discount:reduction=
    (diskaunt,ridakşın)=diyet indirimi
  • dossier file=
    (dozyır,fayl)=sicil,evrak dosyası
  • eager:keen=
    (eiager,keen)=istekli
  • earth:soil=
    (örth,soyıl)=toprak,zemin
  • economic:profitable=
    (ekonomik,pırofiteybıl)=uygun,kazançlı
  • to elevate:to raise=
    (to eleveyt,to reyz)=yükselmek
  • to encounter:to come across=
    (to enkauntır, to kam)=Karşılaşmak
  • to enquire:to investigate=
    (to enkuyir,to investigeyt)=soru sormak,soruşturmak
  • equity:fairness=
    (ekuity,feirnıss)=adalet,hak
  • especially:particularly=
    (espeşially,partikulırliy)=özellikle
  • essential:fundamental=
    (essenşıl,fundemantıl)=esası,temel
  • to establish:to set up=
    (to establiş, to set ap)=kurmak,hazırlamak
  • to evaluate:to assess=
    (to evalueyt,to asses)=değerlendirmek
  • to ignore:to disregard=
    (to ignor,to disregard)=umursamamak
  • illiberal:intolerant=
    (illiberıl,intölerant)=hoşgörüsüz,bilgisiz

Düşünceleriniz ve Sorularınızı  İletişim bölümünden ya da yorumlar iletebilirsiniz.

İlgili Kategori: İngilizce Kelimeler

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

bursa escort bursa escort konya escort seks hikaye şahin k porno porno izle bursa escort mersin escort izmir escort ne nedir cilt bakımı