KENDİNİ GELİŞTİRMENE YARDIMCI OLACAK 7 ÖNERİ

KENDİNİ GELİŞTİRMENE YARDIMCI OLACAK 7 ÖNERİ

0 3
KENDİNİ GELİŞTİRMENE YARDIMCI OLACAK 7 ÖNERİ

Okuduğumuz birçok makalede ve izlediğimiz ilgili videolarda hep bu kavram çıkar karşımıza: Gelişim. Ve ardından gelen terkip: Kendini geliştirmek. Uzun uzadıya anlatılır ve örnekler verilir. Ama ana kavram açıklanmadığı sürece bu anlatımların hepsi yağmurunu bırakıp süzülerek giden bulutlar gibi gelir, geçer ve gider. Bunun sonucu olarak da kalıcılık sağlanamamış olur. Kalıcılığın sağlanabilmesi öncelikle kavramların zihinde yer bulabilmesine bağlıdır. İşte bu maksatla bu makalemizin asıl konusuna geçmeden önce birlikte “Gelişim” kavramını bir irdeleyelim istiyorum.

Öncelikle gelişme kavramının sözlük anlamına bir göz atalım. Gelişme kavramını; değişirken ileriye gitme, iyileşme, iyiye doğru değişim olarak tanımlamamız mümkün. Peki gelişim nedir? Gelişim dediğimiz kavram ise gelişmeye giden yolda geçirdiğimiz süreçtir. Yani bir gelişme gerçekleşmeden önce onu hazırlayan ve ona ulaşırken izlenen sürece gelişim diyoruz. Gelişim yalnızca fiziksel olarak “büyümek” değildir. Fiziksel yaş büyürken zihinsel sürecin de onunla birlikte ilerlemesidir. Yani makalede de kullanacağımız anlamıyla gelişmek, iyiye doğru ilerleme sürecidir.

Peki madem iyiye doğru ilerlemek bu kadar değerli ve biz bunu bir süreç olarak insan yaşamının içerisinde değerlendiriyoruz öyleyse bu yolu yürümemize yardımcı olacak bazı davranışlar da elbette vardır. Bunlar her insanda farklılık göstermekle birlikte bazı ortak kabullerimiz bulunmakta. İşte bu makalemizde bu gelişim yolunda önümüze çıkacak kilitli kapıları açmamıza yardımcı olacak birkaç anahtarı edinmeye çalışacağız. Ama şu da bilinmelidir ki anahtarın yanımızda bulunması, kilitli kapıyı açmada kullanılmadığı sürece bizi bir adım öteye taşımayacaktır.

Evet, ihtiyacımız olan kavramları da öğrendiğimize göre artık makalemize adım atmaya hazırız. İlk anahtarımız ile başlayalım.

  1. Anahtar: TEFEKKÜR

Tefekkür kelimesi arapçada “tefekkera” kökünden gelir ve bizdeki karşılığı ise düşünmek, fikretmektir. Ancak bu geniş kavramı yalnızca düşünmek deyip kestirip atamayız. Tefekkür, derin düşünmedir. Yaratılanı, yaratanı, yaratılışı düşünmek… Önce kendini bilmek diyoruz ya işte bu kendini bilmek ancak tefekkür ile olur. Nitekim Kuran-ı Kerim’de de “Düşünmez misiniz, akletmez misiniz?” buyrularak bizi düşünmeye teşvik ediyor. Aslında bu bir emir. Düşünmek, aklının sadakasını vermektir. Verileni ve vereni görebilmektir. Yaratılış amacını düşünüp oradan yaratana varabilmektir. Ve gelişme yolunda ulaşılabilecek en son nokta yaratanı bilmektir. yaratılanlara bakarak “bu gül böyle güzel açıyorsa bunu bir açtıran mutlaka var.” “bu kar taneleri -biri diğerine değmeden- gökten süzülerek iniyorsa bu rotayı ona çizen bir rehber mutlaka var.” “bu dağlar böyle güzel birbiri ardına dizilmişse bu düzeni oluşturan ve bu fırçayı elinde tutan bir ressam elbette var.” diyebilmek, emin olun ki gelişim yolunda en büyük adımlardan biridir. Yani tefekkür bir anlamda her gün gördüğün şeylere bakıp farklı şeyler görmektir. Yaratılan her şeyde yaratılanın bir sıfatını bulmaktır. Aslında düşünmek insan olmanın bir kanıtıdır. Bu nedenledir ki tefekkür bizim ilk anahtarımızdır. O anahtar ile o kilitli kapıyı açtığımızda önümüz büyük ölçüde aydınlıktır.

  1. Anahtar: DİNLEMEK

Herkes konuşur bu hayatta ama dinleyebilmek herkesin harcı değildir. Ne demişler: “Bilen söylemez, söyleyen bilmez.” Dinleyebilmek her ne kadar kolay bir iş olmasa da bu durum asla değişmez demek değildir. İnsan her açıdan gelişime açık bir varlıktır. Biraz azim ve çabayla biz de iyi bir dinleyici olabiliriz. Nasıl iyi bir dinleyici olunabileceği başlı başına sayfalarca sürecek bir makalenin konusudur. Biz burada dinlemek, kendini geliştirmek için neden önemlidir buna değineceğiz. İnsanların bir şeyler öğrenmesinin yegane olmasa da en önemli yollarından biri dinlemektir. Çünkü ağzımız kapandığında zihnimiz devreye girer ve bilgi biriktirmeye başlarız. Bu açıdan dinlemek gerçekten bu yolda büyük bir önem arzediyor. Yaşanmışlıkları, tecrübeleri, bazen başarıları bazen yenilgileri dinlemek bize bir adım daha ileriye gitmek için çok yardımcı olacaktır.

  1. Anahtar: KİTAP

Bu kelimeye ve “kitap okumak” kavramlarına yeterince aşinayız diye düşünüyorum. Ya da sıklıkla duyuyoruz diyeyim. Peki kitaplar, kitap okumak neden bu kadar değerli? Cevabı aslında çok basit: Çünkü kitaplar bizim gidemediğimiz mekanlar, göremediğimiz insanlar, anlayamadığımız kavramlar, yapamadığımız bir tren yolculuğu, ihtiyacımız olan bir dost, sorularımızın cevabı, hayattaki yol arkadaşlarımızdır. Her kitap bize yeni ufuklar açar ve biz de o ufuğa doğru ilerleriz. Bu kısımda biraz sizin de tefekkür etmenizi istediğim için bu maddeyi kısa kesmek istiyorum.

  1. Anahtar: SEYAHAT

Hepimiz mutlaka hayatımızda bir kez dahi olsa uzun bir seyahate çıkmışızdır. Sonra da döndüğümüzde sevdiklerimize uzun uzadıya anlatırız gördüklerimizi öyle değil mi? Aslında seyahat etmek, yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak bizler için hep yeni bir hayat gibi olmuştur. Yeni nefes olmuştur bize o uzun tren yolculukları. Çünkü insan gittiği her yerde yeni bir şeyler öğrenir. Ufku genişler. Muhabbetlerde konuşacak konusu olur. Anlatır, anlatır, anlatır. Evliya Çelebi neden bu kadar gezmiş sanıyorsunuz? Seyahat, kitaplarda okunan yerleri aynelyakin görmemizi sağlayarak gelişimimizi olumlu yönde etkiler ve bizi adımlarca ileriye taşır.

  1. Anahtar: HEDEF

Kendine bir hedef koymak aslında hayatta bir amacının olması demektir. Bir amaca sahip olmak ise ona ulaşma yolunda gayret gerektirir. İşte bu gayret ile ilerlerken gelişim kendiliğinden gerçekleşir. Hedefi olmayan bir insanın hayatta gelişmek için de bir amacı yoktur. Ve insan istemedikçe hayat kimseye bir anahtar vermez.

  1. Anahtar: YALNIZLIK

Yalnızlık denildiğinde aklımıza çoğunlukla hüzün, can sıkıntısı, bunalım, depresyon gibi kavramlar gelir. Ama hayata olumlu yönden bakıp birçok anahtara sahip olmuş bir kişi, yalnızlığın aslında aklımızda yer ettiği kadar kötü bir kavram olmadığını anlar. Yalnızlık, kendi kendine yetebilmektir. Mesela hayatınızda bir kez olsun sadece gezmek amacıyla tek başınıza dışarıya çıktınız mı? Sahile inip kitabınızı açarak termosunuzdaki çayı tek başına yudumlayıp maviliği seyrettiniz mi? Kendi kendinize şarkılar mırıldanıp martılara simit attınız mı bir başınıza? Ya da hiç sinemaya tek bir biletle gittiniz mi? Bunları hayatında bir kere olsun yapmamış olan bir kişi şu an bu satırlara boş gözlerle bakacaktır ama yalnızca bir defa bunları yapsanız o zaman bu anahtar kendiliğinden sizi bulacaktır. Demem o ki, yalnızlığı sevin. Yalnızlığın içindeki huzuru hissedin. Ve mutlaka kendinizle geçirmek için kendinize vakit ayırın.

  1. Anahtar: HOBİ

Evet son anahtarımız, hobi. Her birimiz hayatın farklı dallarında farklı mesleklerde bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyoruz. Kimimiz çalışıyor, kimimiz okuyoruz. Peki bu hengamenin içerisinde bizi mutlu edecek şeylere ne kadar vakit ayırıyoruz? Mesela yapmayı sevdiğimiz ve her bunaldığımızda ona yöneldiğimiz bir hobimiz var mı? Benim buna vaktim yok diyebilirsiniz. Ama emin olun ki ruhumuzu ne kadar beslersek asıl yapmamız gereken şeyi daha kolay ve verimli bir şekilde yaparız. Biz makine değiliz. Bazen yorulabiliyoruz. İşte böyle zamanlarda sığınabileceğimiz bir limandır hobi. O yüzden son olarak demem o ki; neyi sevdiğinizi ve ne yaparken kendinizi mutlu hissettiğinizi keşfedin ve ruhunuzu beslemek için o şeye, kendinize vakit ayırın.

Düşünceleriniz ve Sorularınızı  iletişim bölümünden ya da yorumlar iletebilirsiniz.

İlgili Kategori: Kişisel Gelişim

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

bursa bayan escort- bursa bayan escort- escort bayan konya- escort bayan mersin- sahin k porno- liseli ifsa porno- seks hikayeleri- bursa escort izmir escort bayan cilt bakımı nnedir